Otizmde Erken Tanı

Merhaba bu ay otizm farkındalık günleri ile biz klinisyenlerin çok önemsediğimiz bir konuyu ele almak istedim. Erken tanı!

Pediatric Clinics of North America dergisinin nisan otizm özel sayısında yayınlanan ilk makale otizmli çocukların sağlık imkanlarına ulaşmasını ele almış.

2000 yılı verilerinde otizm görülme sıklığı 150’de 1 iken, 2020’de bu rakam 36’da 1 e inmiş. Görülme sıklığını arttıran etkenlerden en önemlilerinden; prematüre bebeklerin hayatta kalma oranlarının artışı, ileri anne-baba yaşı yada çevresel kirliliğin artışı gibi pek çok etmen sayılsa da, nedene bakılmaksızın günümüz pediatrik popülasyonun büyük bir kısmını otizmli çocukların oluşturduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Peki otizmli bireylerin erken tanınması için neler yapmalıyız? Günümüzde biliyoruz ki ne kadar erken tanı konursa sağlık imkanlarına ulaşmaları ve gerekli müdehalelerin başlaması da o kadar erken olacaktır. Bu da otizmli bireylerin bağımsız, yetkin ve uygun sosyal etkileşimli bireyler olmasına o ölçüde katkıda bulunacaktır.

Bu noktada bebeklikten itibaren çocuğun ilk tanıştığı sağlık profesyonellerine büyük iş düşmektedir. Çocuğun sağlıklı bebek olarak düzenli aşılama için gördüğü aile hekimi, hemşire ve sağlık memurları otizm açısından kırmızı bayrak dediğimiz alarm işaretlerini görüp çocuk psikiyatristlerine yönlendirme yapması hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde bebeği takip eden çocuk doktoru da ailenin her anlamda danıştığı ve güven duyduğu önemli bir otoritedir.

APA’nın tavsiyesi her bebeğin 9,18,24 ve 30. Aylarda otizm açısından taranmasıdır. Özellikle de 18 ve 24. Aylarda MCHAT-R/F adıyla bilinen kısa, standardize tarama tesi ile mutlaka otizm taraması yapılmalıdır. Şüpheli bulgular olması halinde,zaman kaybetmeden bir çocuk psikiyatristine çocuk yönlendirilmelidir.

Makaleye göre Amerika’da tüm bu erken taramalara rağmen otizm tanı koyma yaşı 4 civarında seyretmekte imiş. Bunun sebebi de çocuk psikiyatristlerine ulaşmadaki güçlükler, uzun bekleme listeleri imiş. Ülkemiz bu konuda bence çok daha iyi durumda. Özellikle sağlık bakanlığının bu konudaki projesi kapsamında tüm Türkiyedeki çocuk psikiyatristlerinden gönüllü olarak bu projede yer alanlar, tüm birinci basamak hekimlerine ve yardımcı sağlık personellerine eğitimler verdiler. Sonra da 2. Basamak hastanelerinde otizm poliklinikleri kurulup, sevk zinciri ile yönlendirilen çocukların bekletilmeden muayeneleri çocuk psikiyatristleri tarafından yapıldı. Bu çocukların tanılanma, rapor ve özel eğitim süreçleri hızlıca başlatıldı. Ben de bu projede gönüllü olarak çalışarak İstanbul bölgesinde pek çok eğitimler verdim. Ayrıca açılan otizm polikliniğine de süpervizyon sağladım. Yapılan çalışma bir yayın olarak da yayınlandı.

(A new model for recognition, referral, and follow-up of autism spectrum disorder: A nationwide program, Onur Burak Dursun, Bahadır Turan, Hakan Öğütlü, Nagihan Cevher Binici, Abdurrahman Cahid Örengül, Esra Alataş, Rabia Madan Özdemir, Elif Taşlıbeyaz)

Konu otizm olunca konuşulması gereken pek çok önemli nokta var. Onları da başka yazılarda paylaşayım.

Herkese iyi bayramlar diliyorum.