Ergenlerde Kendine Zarar Verme: Aileler Nasıl Yaklaşmalı?

Ergenlik dönemi; duyguların yoğun yaşandığı, kimlik gelişiminin hızlandığı ve arkadaş ilişkilerinin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemdir. Bu süreçte bazı gençler yaşadıkları duygusal sıkıntılarla baş etmekte zorlanabilir. Kendine zarar verme davranışı da bu güçlüklerin bir göstergesi olarak karşımıza çıkabilir.

Bir ebeveynin çocuğunun kendine zarar verdiğini öğrenmesi korku, üzüntü, öfke ve çaresizlik gibi pek çok duyguyu beraberinde getirebilir. Anne babalar çoğu zaman “Neden böyle bir şey yapıyor?”, “Bunu durdurmak için ne yapmalıyım?” ve “Acaba intihar etmeyi mi düşünüyor?” sorularına yanıt arar.

Bu soruların yanıtlarını bulabilmek için öncelikle kendine zarar verme davranışını doğru anlamak gerekir. Çünkü bu davranış karşısında cezalandırıcı veya yargılayıcı tepkiler vermek yerine, gencin yaşadığı duygusal güçlüğü anlamaya çalışmak ve güvenliğini sağlamak önemlidir.

Kendine zarar verme davranışı nedir?

Kendine zarar verme, kişinin kendi bedenine kasıtlı olarak zarar veren davranışlarda bulunmasıdır. Ergenlerde bu davranış farklı şekillerde görülebilir. Bazı gençler yoğun duygusal sıkıntı yaşadıklarında kendilerine fiziksel zarar verebilir; bazıları ise saç yolma veya bedenlerine zarar veren başka davranışlar içinde olabilir.

Kendine zarar verme davranışı tek başına belirli bir psikiyatrik tanı anlamına gelmez. Bununla birlikte depresyon, kaygı bozuklukları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, ilişkisel güçlükler ve duygu düzenleme sorunlarıyla birlikte görülebilir.

Her ergenin yaşadığı deneyim ve davranışın işlevi farklıdır. Bu nedenle kendine zarar verme davranışını yalnızca bir belirti olarak görmek değil, gencin yaşamındaki anlamını ve hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak gerekir.

Ergenler neden kendilerine zarar verir?

Kendine zarar verme davranışının tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman birden fazla etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.

  • Yoğun duygularla baş etmekte zorlanma: Bazı gençler öfke, üzüntü, suçluluk, utanç veya kaygı gibi duygularla baş etmekte güçlük yaşayabilir. Kendine zarar verme, kısa süreliğine bu duyguların şiddetini azaltmanın bir yolu olarak kullanılabilir.
  • İfade edilemeyen duygusal sıkıntı: Genç, yaşadığı güçlüğü sözcüklerle anlatmakta veya çevresinden yardım istemekte zorlanabilir. Kendine zarar verme davranışı bazen dile getirilemeyen sıkıntının bir göstergesi olabilir.
  • Depresyon ve diğer ruhsal sorunlar: Umutsuzluk, değersizlik, yoğun suçluluk, sosyal geri çekilme ve ilgi kaybı gibi belirtiler kendine zarar verme davranışına eşlik edebilir.
  • Akran ilişkilerinde yaşanan sorunlar: Dışlanma, zorbalık, arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan çatışmalar ve romantik ilişkilerin sona ermesi bazı gençlerde belirgin duygusal zorlanmalara yol açabilir.
  • Travmatik yaşantılar ve aile içi güçlükler: İhmal, istismar, kayıp, aile içi çatışmalar veya kendini güvende hissetmeme gibi deneyimler de değerlendirilmesi gereken etkenler arasındadır.

Bu nedenlerin hiçbiri tek başına her ergen için geçerli değildir. Aynı gençte farklı zamanlarda farklı tetikleyiciler etkili olabilir. Bu nedenle davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak, uygun desteği planlamanın önemli bir parçasıdır.

Kendine zarar verme, intihar girişimiyle aynı şey midir?

Bu soru ailelerin en çok kaygı duyduğu konulardan biridir.

Kendine zarar verme davranışı her zaman intihar etme amacıyla ortaya çıkmaz. Bazı gençler bu davranışı yoğun duygularını hafifletmek, kendilerini cezalandırmak veya yaşadıkları sıkıntıyla baş etmek amacıyla gerçekleştirebilir.

Ancak kendine zarar veren bir ergende intihar düşüncesi veya intihar riski bulunmadığı sonucuna varmak doğru değildir. Kendine zarar verme davranışı ile intihar riski birbiriyle ilişkili olabilir. Bu nedenle davranışın işlevinin yanı sıra gencin ölüm ve intihar hakkındaki düşünceleri, mevcut güvenliği ve ruhsal durumu da değerlendirilmelidir.

Ailelerin yalnızca davranışın biçimine bakarak risk hakkında karar vermemesi önemlidir. Profesyonel değerlendirme, gencin ihtiyaçlarının ve güvenliğinin belirlenmesine yardımcı olur.

Çocuğumun kendine zarar verdiğini öğrendim. Nasıl yaklaşmalıyım?

Bir ebeveyn olarak korkmanız ve ne yapacağınızı bilememeniz anlaşılabilir bir durumdur. Böyle bir durumda öncelik, gencin güvenliğini sağlamak ve kendisini anlaşılmış hissedebileceği bir iletişim ortamı oluşturmaktır.

1. Önce sakin kalmaya ve dinlemeye çalışın

Çocuğunuzun kendine zarar verdiğini gördüğünüzde öfkelenebilir, ağlayabilir veya yoğun kaygı yaşayabilirsiniz. Ancak ilk tepkinizin sert olması, gencin yaşadıklarını sizden saklamasına neden olabilir. Sakin kalmakta zorlanıyorsanız kısa bir süre kendinizi toparlayabilir, ardından konuşmaya dönebilirsiniz. Buradaki amaç davranışı onaylamak değil, yardım alabilmek için iletişimi açık tutmaktır.

2. Yargılamadan, merakla yaklaşın

“Bunu neden yapıyorsun?”, “Bize bunu nasıl yaparsın?” veya “Böyle şeyler yaparak hiçbir şeyi çözemezsin.” gibi ifadeler gencin kendisini suçlanmış hissetmesine yol açabilir.

Bunun yerine şu cümleleri kullanabilirsiniz:

  • “Son zamanlarda çok zorlandığını hissediyorum. Seni anlamak istiyorum.”
  • “Bana anlatmakta zorlandığın şeyler olabilir. Hazır olduğunda seni dinlemeye hazırım.”
  • “Bunu tek başına çözmek zorunda değilsin. Birlikte yardım alabiliriz.”
  • “Sana kızmaktan çok, neler yaşadığını ve nasıl destek olabileceğimi anlamak istiyorum.”

Gencin hemen konuşmasını beklemeyin. Bazen ilk adım, sorular sormaktan çok dinlemeye hazır olduğunuzu göstermektir.

3. Davranışı küçümsemeyin ve cezalandırmayın

Kendine zarar verme davranışını “dikkat çekmek için yapıyor” veya “bizi üzmek istiyor” şeklinde yorumlamak, gencin yaşadığı sıkıntının gözden kaçmasına neden olabilir. Davranışın başkalarının tepkileriyle ilişkisi bulunsa bile bu, gencin duygusal güçlük yaşamadığı anlamına gelmez. Tehdit etmek, utandırmak, suçlamak veya davranışı cezayla durdurmaya çalışmak yerine, davranışın altında yatan ihtiyaçları anlamaya odaklanın.

4. Güvenliği açıkça konuşun

Kendine zarar verme davranışı söz konusu olduğunda intihar düşüncelerini doğrudan ve sakin bir şekilde sormaktan kaçınmayın. Örneğin, “Bazen yaşadıkların nedeniyle yaşamak istemediğin veya kendine daha fazla zarar vermeyi düşündüğün oluyor mu?” diye sorabilirsiniz.

Bu konuşmayı yapmak, profesyonel değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ancak gencin yaşadığı sıkıntıyı ifade edebilmesine yardımcı olabilir. Gencin kendisine zarar vermesine yol açabilecek araçlara erişimini güvenli biçimde sınırlandırmak, özellikle riskin arttığı dönemlerde önemlidir. Bu adım mümkün olduğunca gençle iş birliği içinde planlanmalıdır.

5. Profesyonel yardım almayı ertelemeyin

Kendine zarar verme davranışı, tek bir olay yaşanmış olsa bile ciddiye alınmalıdır. Çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılacak değerlendirme; davranışın nedenlerini, eşlik eden ruhsal sorunları ve gencin güvenlik ihtiyaçlarını anlamaya yardımcı olur. Yaralanma veya zehirlenme söz konusuysa fiziksel sağlık açısından da acil değerlendirme gerekebilir. İntihar girişimi, mevcut intihar planı veya gencin güvenliğinin sağlanamadığı bir durum varsa acil yardım alınmalıdır.

Kendine zarar verme davranışında psikoterapi nasıl yardımcı olur?

Tedavinin amacı yalnızca kendine zarar verme davranışını durdurmak değildir. Gencin yaşadığı duygusal sıkıntıyı anlamak, duygularını düzenleme becerilerini geliştirmek, sorunlarla daha güvenli biçimde baş etmesini sağlamak ve yaşam kalitesini artırmak da hedeflenir.

Tedavi planı, kapsamlı değerlendirme sonucunda gencin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Eşlik eden depresyon, kaygı veya başka bir ruhsal sorun varsa bunların da ele alınması gerekir.

Diyalektik Davranış Terapisi’nin ergenlere uyarlanmış biçimi (DBT-A), özellikle yoğun duygu düzenleme güçlükleri yaşayan ve kendine zarar verme davranışı tekrarlayan bazı ergenler için değerlendirilebilen psikoterapi yaklaşımlarındandır. NICE rehberi, sık kendine zarar verme davranışı ve belirgin duygu düzenleme güçlüğü yaşayan gençlerde DBT-A’nın değerlendirilmesini önermektedir.

DBT yaklaşımında gençlerin şu alanlarda beceri geliştirmesi hedeflenir:

  • Duyguları fark etme ve isimlendirme
  • Yoğun duygular sırasında kendine zarar vermeden baş edebilme
  • Sıkıntıya dayanma ve dürtüleri yönetme
  • İhtiyaçlarını uygun şekilde ifade etme
  • İlişkilerde sınır koyma ve çatışmaları çözme
  • Kendine karşı daha anlayışlı bir tutum geliştirme

Ailelerin sürece katılması da tedavinin önemli bir parçası olabilir. Ebeveynlerin gencin yaşadığı duyguları anlaması, kriz anlarında nasıl yaklaşacağını öğrenmesi ve evde daha güvenli bir iletişim ortamı oluşturması desteklenmelidir.

Kendine zarar veren bir ergene yardım etmek mümkün mü?

Evet. Kendine zarar verme davranışı yaşayan gençler için yardım ve tedavi seçenekleri vardır. Ancak iyileşme süreci her gençte aynı şekilde ilerlemez. Bazı gençlerin kısa süre içinde yoğun desteğe ihtiyacı olurken bazılarında daha uzun süreli bir tedavi ve izlem gerekebilir.

Ailelerin bu süreçte kendilerini de desteklemesi önemlidir. Çocuğun yaşadıklarını tek başına çözmeye çalışmak, ebeveynlerde yoğun kaygı ve çaresizlik yaratabilir. Güvenliğin sağlanması, uygun profesyonel desteğin alınması ve aile içindeki iletişimin güçlendirilmesi birlikte ele alınmalıdır.

Ne zaman acil yardım alınmalı?

Ciddi yaralanma, ilaç veya başka bir madde alarak kendine zarar verme, intihar girişimi, güncel intihar planı ya da gencin güvenliğinin sağlanamadığı bir durum varsa beklemeden acil sağlık hizmetlerine başvurun. Türkiye’de acil yardım için 112‘yi arayabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; bireysel psikiyatrik değerlendirme veya tedavinin yerine geçmez.

Uzm. Dr. Nurdan Ünaldı
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi


Kaynakça:

  1. National Institute for Health and Care Excellence (NICE). (2022). Self-harm: assessment, management and preventing recurrence (NG225). https://www.nice.org.uk/guidance/ng225
  2. Hawton, K., Saunders, K. E. A., & O’Connor, R. C. (2012). Self-harm and suicide in adolescents. The Lancet, 379(9834), 2373–2382.
  3. Mehlum, L., Tørmoen, A. J., Ramberg, M., et al. (2014). Dialectical behavior therapy for adolescents with repeated suicidal and self-harming behavior: A randomized trial. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 53(10), 1082–1091.
  4. Mehlum, L., Ramberg, M., Tørmoen, A. J., et al. (2016). Dialectical behavior therapy compared with enhanced usual care for adolescents with repeated suicidal and self-harming behavior: Outcomes over a one-year follow-up. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 55(4), 295–300.